CHP lideri Özgür Özel’in, 12 Aralık’ta İlkeTV’de katıldığı programda yaptığı açıklamalar, gazeteci Zülal Kalkandelen’in gündemindeydi. Kalkandelen, Özel’in sözlerini hatırlatarak dikkat çekici bir sorgulama yaptı.Özel’in “Bizim DEM’le ilişkileri bozma lüksümüz yok. Bu siyasi çıkarlar açısından değil, Türkiye’nin ortak geleceği, çözüm, barış ve demokrasi umudu, baskılardan kurtulmak ve birlikte ortak yarına yürümek için DEM ile CHP ayrı düşemez.” ifadelerine atıfta bulunan Kalkandelen, şu soruyu yöneltti:"Özel, DEM Parti’nin bugüne kadar 1923 Cumhuriyeti konusundaki tutumunu göz önüne almadıysa bile, TBMM’deki komisyona 10 Aralık’ta sunduğu raporu okumadan mı konuştu? Yoksa okudu ama o rapordaki isteklerden rahatsızlık duymadı mı?"

DEM Parti’nin İmralı sürecine ilişkin hazırladığı raporu “rejim değişikliği taslağı” olarak nitelendiren Kalkandelen, Özgür Özel’in bu sorulara açık yanıt vermesi gerektiğini vurguladı. Gazeteciye göre, söz konusu konular yalnızca siyasi bir tartışma değil, toplumun tamamını ilgilendiren hayati başlıklar.

Ulus devlet yapısını ve Lozan Antlaşması’nı hedef aldığı öne sürülen, 1921 Anayasası’nı referans alan 99 sayfalık DEM Parti raporunda yer alan taleplerin kamuoyunca yeterince bilinmediğini ifade eden Kalkandelen, rapordaki başlıca maddeleri şöyle sıraladı:

- Anayasanın 42. (anadilde eğitim), 66. (vatandaşlık tanımı) ve 127. (idari vesayet) maddeleri üzerinde düzenleme yapılmalı.

- Anayasanın başlangıç bölümü yeniden yazılmalı. (“Barış odaklı bir dil” istiyorlarmış.)

- Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde kamu hizmetleri, örneğin kent içindeki trafik işaretleri, çok dilli olarak sunulmalı.

- Şeyh Sait, Seyit Rıza, Sait Nursi gibi isimlerin mezar yerleri açıklanmalı.

- PKK’liler için suça bakılmadan af, iş, SGK ve siyaset hakkı olmalı.

- Terörle mücadele eden asker ve polis geri çekilmeli.

- Öcalan’a kurucu ve meşru siyasal aktör rolü verilmeli.

Kalkandelen, bu maddelerin bütününe bakıldığında, raporun “demokrasi” ve “barış” söylemleri altında Cumhuriyetin temel ilkelerine yönelik kapsamlı bir dönüşüm hedeflediğini savundu.

Anayasanın başlangıç bölümünün yeniden yazılmasının arkasındaki temel amacın, etnik kimlikleri anayasal zemine taşıyarak ulus devlet anlayışını zayıflatmak olduğunu ileri süren Kalkandelen, Özgür Özel’in bu talepleri gündeme getiren bir yapıyla nasıl ortak bir yol yürüyeceğini açıklaması gerektiğini belirtti.

Mitinglerde sık sık “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi” ve “Atatürk’ün partisi” vurgusu yapan CHP liderinin, Cumhuriyetin temel değerlerine yönelik bu eleştiriler karşısında DEM Parti ile neden ayrışamayacaklarını savunmasının çelişkili olduğunu ifade etti.

Kalkandelen şöyle konuştu:

Oysa bizzat Erdoğan’ın kendisi “Biz bu yolu AKP, MHP ve DEM birlikte yürümeye karar verdik” dedi. DEM Parti, rapordaki hedeflerine ulaşabilmek için çoktan iktidar kanadına yanaştı, Bahçeli ile büyük “aşk” yaşıyor! Özel, seçim sandığını düşünerek “DEM Partisiz olmaz” diye düşünüp onları iktidar kanadından ayırabileceğini düşünüyorsa o ortaklık açılıma endeksli, DEM Parti talepleri yerine getirildiği sürece AKP ve MHP ile bir olur, hiç kuşkunuz olmasın. Demirtaş niye hâlâ içeride diyorsanız, onu İmralı’daki teröriste sorun!

Sözlerinin devamında ise şunları vurguladı:

“Lozan Antlaşması ve ulus devlet dengeleri bozdu” diyerek ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın yankı odası gibi davrananlarla nasıl yan yana duracaksınız?! Ayrıca Özel’in DEM Parti’nin “seküler” olduğuna ilişkin yorumu da sorgulanmalıdır. Cumhuriyet Devrimi’ne karşı ayaklanan aşiret ağalarını, tarikat şeyhlerini “tarihi şahsiyetler” diyerek savunan, ümmet sistemini öven bir teröristi “Önder sayın Öcalan” diyerek anan bir yapının laik olmadığı kesindir ve dini siyasette araç olarak kullanıyor demektir. Cumhuriyet Devrimi ve üniter devlet tamiri olanaksız biçimde yara alırsa bu coğrafyada demokrasinin D’si için bile umut kalmaz. Ya laik Cumhuriyet, ulus devlet, Lozan ve Atatürk’ten yanasınız ya da bunların karşısındasınız. Türkiye’de şu anda hayati mesele budur! Şu bir gerçek ki böyle giderse sabır taşının çatlaması, CHP’nin cumhuriyetçi kesimden beklemediği bir tepki görmesi olasılık dahilindedir."

Kaynak: Yeniçağ Gazetesi

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.