Rusya’nın İHA taktikleri Orta Doğu dengelerini değiştiriyor
Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilimin arka planında Rusya ve İran arasındaki derinleşen askeri iş birliği dikkat çekiyor. ABD basınında yer alan istihbarat raporlarına göre Moskova, Ukrayna sahasında test ettiği ve geliştirdiği gelişmiş İHA savaş taktiklerini İranlı askeri yetkililerle paylaşıyor. CNN ve diğer uluslararası medya kuruluşlarının aktardığı bilgilere göre, Ukrayna savaşı bu anlamda bir "laboratuvar" görevi görürken, elde edilen sonuçlar şimdi İran üzerinden Körfez ve Levant hattına ihraç ediliyor. Bu durum, Washington ve müttefiklerinin bölgedeki hava savunma stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.
Haberin detaylarına göre Rusya, İranlı subaylara Ukrayna'da başarıyla uygulanan drone savaş teknikleri konusunda kapsamlı eğitim ve danışmanlık veriyor. Bu eğitimlerin odağında, mevcut hava savunma sistemlerini (Patriot, Iron Dome vb.) doyurarak etkisiz hale getiren "sürü saldırıları" bulunuyor. Çok sayıda düşük maliyetli kamikaze İHA'nın aynı anda fırlatılmasıyla savunma radarlarını felç eden bu yöntem, kritik altyapıları vurmak için en etkili yol olarak görülüyor.
Ayrıca, hava savunma bataryalarını şaşırtmak amacıyla gerçekleştirilen "karma drone-füze saldırıları" da paylaşılan taktikler arasında yer alıyor. Bu yöntemde, yavaş uçan drone'lar savunma sistemlerini oyalarken, yüksek süratli seyir füzeleri belirlenen hedeflere ulaşıyor. Elektronik savaş yöntemleriyle desteklenen bu operasyonlar, tespit edilme olasılığını minimize ederek saldırının başarı oranını maksimize ediyor.
ABD’li yetkililer, Rusya ile İran arasındaki askeri ortaklığın sadece teknoloji transferiyle sınırlı kalmadığını, stratejik bir ittifaka dönüştüğünü belirtiyor. Batı yaptırımlarına karşı ortak cephe alan iki ülke, "kazan-kazan" prensibiyle hareket ediyor. İran’ın Rusya’ya sağladığı drone desteğine karşılık, Moskova’nın da gelişmiş taktik bilgiler, uydu verileri ve elektronik harp tecrübesini paylaştığı öne sürülüyor. Analistler, bu iş birliğinin temelinde ABD'nin bölgedeki etkisini sınırlama ve Washington’u Orta Doğu’da daha fazla kaynak harcamaya zorlama hedefinin yattığını kaydediyor.
Orta Doğu’da Değişen Güvenlik Denklemi
Uzmanlara göre, Rusya’nın bu hamlesi Orta Doğu’daki güç dengelerini kökten sarsabilir. Özellikle 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail saldırıları ve İran’ın buna verdiği yanıtlar göz önüne alındığında, İHA kapasitesindeki bu gelişim savaşın seyrini daha karmaşık hale getiriyor. Hatırlanacağı üzere, söz konusu saldırılarda İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in de dahil olduğu çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetmiş; İran tarafında can kaybı 1348'i aşmıştı.
Rusya'nın İran'a sağladığı bu "stratejik akıl", Tahran'ın ABD üslerinin bulunduğu Katar, BAE ve Bahreyn gibi ülkelerdeki hedeflere yönelik daha sofistike saldırılar düzenlemesine olanak tanıyor. Moskova’nın Suriye’den sonra Körfez hattında da nüfuzunu artırma çabası, küresel rekabette yeni bir cephenin açıldığını gösteriyor.
Kaynak:HABER MERKEZİ