Orta Doğu’nun en güçlü ordu o ülkede
Orta Doğu, 28 Şubat’tan bu yana tarihinin en büyük askeri sınavlarından birini veriyor. İsrail’in 200’den fazla uçakla gerçekleştirdiği Tahran operasyonu ve ABD’nin bölgedeki varlığı, sadece cephedeki değil, kağıt üzerindeki güç sıralamasını da kökten değiştirdi. Global Firepower (GFP) tarafından bugün yayımlanan 2026 askeri güç endeksi, bölge ülkelerinin savunma kapasitelerini yeniden tanımlıyor. Türkiye, yerli savunma sanayisindeki atılımları ve modernize edilmiş ordusuyla listede 9. sıradaki yerini korurken, operasyonların hedefindeki İran’ın lojistik ve teknolojik direnç seviyesi mercek altına alındı. Ankara’dan Tel Aviv’e, Tahran’dan Riyad’a uzanan bu güç projeksiyonu, sadece askeri bir sıralama değil; aynı zamanda olası bir bölgesel savaşın yol haritası niteliğinde. Özellikle Türkiye’nin hem NATO içindeki hem de bölgesel yalnızlığındaki caydırıcı gücü, raporun en çok tartışılan başlığı oldu.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), son yıllarda envantere giren Kaan milli muharip uçağı, K2 Kamikaze İHA sürüleri ve insansız deniz araçlarıyla Global Firepower listesinde rakiplerine korku salıyor. Dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak tescillenen Türkiye, Orta Doğu özelinde bakıldığında ise teknolojik üstünlüğü ve personel deneyimiyle "dengeleyici güç" rolünü pekiştirdi.
Saldırıların merkezindeki İran, geniş personel sayısı ve füze kapasitesiyle listede üst sıralarda yer alsa da, son hava operasyonlarında hava savunma sistemlerinin yaşadığı zaafiyet GFP raporuna yansıdı. İsrail ise beşinci nesil savaş uçakları ve yapay zeka destekli savunma sistemleriyle, nicelikten ziyade "niteliksel" bir üstünlük sergiliyor.
Raporun en kritik uyarısı ise lojistik üzerine. Uzmanlar, orduların sadece tank ve uçak sayısıyla değil, bu gücü ne kadar süre besleyebileceğiyle (petrol, gıda, mühimmat üretim kapasitesi) ölçüldüğünü hatırlatıyor. Türkiye’nin bu noktadaki endüstriyel bağımsızlığı, onu listede yukarı çeken en önemli "LSI" (Gizil Semantik İndeksleme) kavramı olarak öne çıkıyor.
Listede Mısır ordusunun devasa personel yapısı ve Suudi Arabistan’ın astronomik savunma harcamaları da dikkat çekiyor. Ancak operasyonel kabiliyet ve sıcak çatışma tecrübesi dendiğinde, Türkiye ve İsrail arasındaki makas diğer bölge ülkelerine göre açılmaya devam ediyor.
Küresel istihbarat ağları, bu sıralamanın sadece bir prestij meselesi olmadığını vurguluyor. ABD-İsrail ekseninin İran’a yönelik baskısı sürerken, Türkiye’nin sahip olduğu "kuvvet çarpanları" bölgedeki olası bir büyük kırılmanın yönünü belirleyecek. Savunma analistlerine göre, 2026 yılı savunma sanayisinde otonom sistemlerin (İHA/SİHA) belirleyici olduğu ilk yıl olarak tarihe geçiyor.
Kaynak:HABER MERKEZİ